Üniversitelerin, toplumsal ve ekonomik dinamiklere duyarlı, paydaÅŸlarıyla güçlü bir iletiÅŸim kuran ve ürettikleri bilgiyi teknoloji, ürün ile hizmete dönüÅŸtüren özerk yapılar olarak konumlanması gerekmektedir. Bilimsel özerklik temelinde ÅŸekillenen bu model, küresel ölçekte rekabet edebilen bir yükseköÄŸretim sistemine ulaşılması açısından kurumların faaliyetlerini stratejik ve planlı bir ÅŸekilde yürütmesini zorunlu kılmaktadır.
Kamu yönetimi ve mali reformlar kapsamında yükseköÄŸretim kurumlarında hayata geçirilen stratejik yönetim süreci; üniversitelerin orta ve uzun vadeli hedeflerini netleÅŸtirmesini saÄŸlamaktadır. Bu süreç; bütçeleme aÅŸamasında mali disiplinin korunmasını, kaynakların belirlenen önceliklere göre rasyonel bir biçimde paylaÅŸtırılmasını ve bu kaynakların etkinliÄŸinin izlenerek güçlü bir hesap verebilirlik mekanizmasının kurulmasını temin etmektedir.
Önümüzdeki dönemde üniversiteler arasındaki farklılaÅŸmanın kapsamını ve derinliÄŸini artıracak baÅŸlıca etkenler ÅŸunlardır:
Bu unsurlar, yükseköÄŸretim kurumlarının belirli alanlarda uzmanlaÅŸmasını zorunlu kılmaktadır. Rekabetçi bir ekosistemde var olabilmek ve bilimsel özerkliÄŸi koruyabilmek adına, üniversitelerin stratejik planlarını tamamen kendi dinamiklerine özgü bir yaklaşımla tasarlamaları gerekmektedir.
18 AÄŸustos 2026