Ortahisar İlçesi Pazarkapı Mahallesi Kadınlar Sebze Hali inÅŸaat sahasında varlığı tespit edilen antik liman sahasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel MüdürlüÄŸü’nün 07.01.2022 tarih ve E-51337267-160.02.02.-2083769 Sayılı yazılı izinleri çerçevesinde Trabzon Müzesi MüdürlüÄŸü BaÅŸkanlığında ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Mehmet YAVUZ’un bilimsel sorumluluÄŸunda, 30 Kasım 2021 - 14 Ekim 2022 tarihleri arasında arkeolojik kazı çalışmaları yapılmıştır. Yaklaşık on bir ay süren kazı çalışmaları bir arkeolog, iki sanat tarihçisi ve altı iÅŸçi tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸ olup çalışmalara dönüÅŸümlü olarak Trabzon Müzesi uzmanları AyÅŸe KAYA ve Elif SARAÇ nezaret etmiÅŸtir.
Buradaki arkeolojik kazılar, Pazarkapı Mahallesi 3831 ada, 1 parselde bulunan Kadınlar Sebze Hali inÅŸaat sahasının batısında, sur ile yeni hal binası arasındaki sahada yapılmıştır. Kazı sahası Pazarkapı semtindeki burcun güneyinden baÅŸlamak üzere kuzey-güney yönde tek sıra halinde sura paralel sıralanan ve 5x5m ölçülerindeki açmalardan oluÅŸur.
Kazı çalışmaları sırasında ana yapı kalıntısı mahiyetindeki rıhtım duvarı yanında, rıhtım geri sahası üzerinde ve kuzeydeki Kuzgundere Körfezi ağız kısmında bazı yapı kalıntıları; muhtemel bir Deniz Feneri Kaidesi (?), Basamaklı Anıtsal Yapı, Zeytinyağı İşliÄŸi, Barınak 1 Kalıntısı, Tandır Ocakları, Barınak 2 Kalıntısı, Sarnıç, Antik Liman Kapısı, Antik Liman/Rıhtım Duvarı, Sur Duvarı Kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Bu mimari kalıntılar yanında çeÅŸitli seramik eserler, çömlekler, 415 adet sikke, cam, metal ve kemik eÅŸyalar da ele geçirilmiÅŸtir. Bu eserler; Helenistik, Roma, Bizans, Komnenos ve Osmanlı Dönemlerine aittir.
Kazı sonrası hazırlanıp ilgili kurumlara gönderilen 22.05.2023 tarihli raporda; Pazarkapı Mahallesi Kuzgundere Körfezi Kadınlar Sebze Hali batısında sur önünde yapılan arkeolojik kazılarla ortay çıkarılan “Kuzgundere Körfezi Antik Liman Yapısı” ve onunla baÄŸlantılı diÄŸer yapı kalıntılarının bulunduÄŸu sahanın aynı adla arkeolojik alan olarak tescil edilmesi ve koruma altına alınması, bununla birlikte söz konusu arkeolojik alanda gerekli restorasyon, konservasyon, rekonstrüksiyon ve ikmal çalışmalarına ivedi baÅŸlanması; rıhtım duvarlarının eksik ve yıkık olan kısımlarının aynı nitelik ve ölçülerde imal edilecek blok taÅŸlarla tamamlanması, bu baÄŸlamda; rıhtım geri sahasının üzerinin yine aynı cins taÅŸlardan imal edilecek 40cm x 60cm x 20cm.lik kaplama taÅŸları ile döÅŸenmesi, rıhtım duvarı üzerinde halen askıda tutulan Bizans eklentisinin ahÅŸap kalaslarının zemin blokajı yapıldıktan sonra çelik taşıyıcı elemanlarla deÄŸiÅŸtirilmesi, rıhtım duvarının güney ucunda bulunan ve inÅŸaat kazısı sırasında yıkılan 20,50m.lik bölüme ait blok taÅŸların, ki bunlar çalışmalar sırasında kazı alanının kuzeyinde muhafaza altına alınmıştır, orijinal yerine nakledilmesi ve eksik rıhtım duvarın bu orijinal taÅŸlarla yerinde tekrar yapılması, mevcut rıhtım duvarının kuzeyinde, basamaklı anıtsal yapı ile rıhtım duvarı arasında eksik olan 7m.lik kısım ile aynı basamaklı yapının kuzeyinde muhtemel deniz feneri kaidesi ile basamaklı yapı kalıntısı arasındaki 15,50m.lik eksik kısmın da yine aynı nitelikteki blok taÅŸlar imal edilerek ikmal edilmesi, rıhtım duvarının kuzey kısmını oluÅŸturan ve ileri geri yatma suretiyle ÅŸakulleri kaymış tek ve kısmen çift sıra halindeki blok taÅŸların, yapılacak ikmal duvarından önce numaralandırılıp fotoÄŸraflandıktan sonra yerlerinden özenle kaldırılmaları ve temel blokajı yapıldıktan sonra aynı usulde tekrar yerlerine yerleÅŸtirilmeleri, kazı alanının kuzeydoÄŸusunda varlığı tespit edilen ve yerinde muhafaza edilmesi uygun görülen pitosların bulunduÄŸu yerin güneyine uygun bir koruma duvarının yapılması, ayrıca rıhtım geri sahası üzerinde ortaya çıkarılan sarnıç kalıntısı ile liman sahasının kuzeydoÄŸusunda ortaya çıkarılan (muhtemel) deniz feneri kaidesi ile A1 Açması DoÄŸu alanında ortay çıkarılan iki pitosun üzerlerinin ÅŸeffaf birer koruma çatısı (çelik+cam ya da çelik+branda), ile örtülmesi ve sonrasında bu sahanın “Açık Hava Müzesi” ya da “Arkeopark” ÅŸeklinde düzenlenerek turizme kazandırılması önerilmiÅŸtir.
02 Mart 2026